bahis siteleri

İmamoğlu'nun yolu Kıbrıs'tan geçmiş.

Yerel Yönetimler - Türkiye kamuoyu değilse de İstanbul’daki CHP’liler gibi biz de onu 2014 yerel seçimlerinden iki yıl öncesinde Beylikdüzü ilçe kongresinde baş

İmamoğlu'nun yolu Kıbrıs'tan geçmiş.
İmamoğlu'nun yolu Kıbrıs'tan geçmiş. admin
Tanıdık dersek surat surata değil, yalnızca ad olarak. Ekrem İmamoğlu, bu süreçte Beylikdüzü Belediye Başkanı olmayı kafasına koymuş ve hazırlıklara başlamıştı. İlçedeki herkesin gönlünü bu süreçte kazanan, herkese değen, özellikle bayan abonelerin gönlünü kazanan İmamoğlu 2014 mahallî tercihlerinde ilçede yapılan önseçimi eforlu rakiplerine karşı değişik kazanarak Beylikdüzü adayı oldu. Atama ile değil önseçimle, kendi göbeğini kendi keserek partisinin adayı olmayı muvaffak oldu. O önseçim evvelinde Beylikdüzü’nde oturan CHP azası pek çok tanıdığımla sahilde bir piknikte toplandığımızda “Önseçimde kimi destekleyeceksiniz” diye sorduğumda neredeyse tamamına yakını koro halinde “İmam-oğlu” demişti. Sebebini sorduğumda ise “İki yıldır ilçe başkanlığı yarıyılında hepimize dokundu, hepimizin meseleleriyle ilgilendi, çok nahif, çok hürmetli biri” demişlerdi.

Önseçimden çıktı


Beylikdüzü 2009 mahallî tercihlerinde de reelinde CHP’nindi ama belediye başkanlığını AKP almıştı. O nasıl iş demeyin, öyle işte. Parti genel merkezi Beylikdüzü’nde “ceketimizi assak kazanır” şiarıyla hareket edip fazla sağdan gelen bir aday gösterince seçmen bu dayatmayı kabullenmemiş, megakent belediye başkanlığı, şehir genel ve belediye meclislerinde CHP’ye rey vermiş, ilçe belediye başkanlığında ise reylerini farklı sol partiler arasında bölüştürünce aradan AKP çıkmıştı. 2014’te önseçimden Ekrem İmamoğlu çıkıp aday olunca Beylikdüzü’nde hak yerini buldu ve CHP Beylikdüzü’nde iktidar oldu. İmamoğlu belediye başkanlığına oturdu ama onun kimse zar bir ilçeden gelip büyükşehire başkan olmasını o senelerde biz dahil kimse beklemiyordu elbette. İstanbul’un merkez ilçelerinde başkanlık yapanların icraatlarını göstermek, İstanbul ve Türkiye kamuoyuna tanıtmaktan basit ne var? Hele de bütçesi yüksek olan bu ilçelerde başkanların kapısından bölmeyen PR firmaları, medya kuruluşlarına sabah akşam yapılan ziyaretler, billboardlar, bu ilçelerde yapılan makyajların başka ilçelerden gelen insanlar tarafından görülme imkânı merkez ilçe belediye başkanlarının işini basitleştiriyor, onların icraatlarını görünür kılıyordu. Ama Belikdüzü gibi neredeyse İpsala sınırına yakın bir ilçenin belediye başkanını mucizeler yaratsa da göstermesi o kadar basit değildi.
Beylikdüzü’nde İmamoğlu, sosyal ve kültürel yatırımlarıyla, yeşil alanları beşe, ona katlamasıyla, sivil toplum teşkilatları ile kurduğu bağlarla bir farkındalık yarattı. Hem de öyle PR firmaları ile çalışmadan, gazete ve televizyonları komşu kapısı yapmadan ismini İstanbul çapında duyurmayı muvaffak oldu.
İmamoğlu’nun suratını ilk kere kazara Hacıbektaş’ta gördüm. İlhan Selçuk’un kabri başında karşılaşıp hal hatır ettik. Yazmış olduğumuz “İlhan Ağabey” kitabından en etkilendiği kısmı sanki satır satır okudu. O sırada da koltuğunun altında başka bir kitap vardı. Sonradan çalışma dostlarının İmamoğlu’nun ayda en az üç kitap tamamladığını, özellikle yakın tarihe meraklı olduğunu, dolaşmayı çok beğenen başkanın gittiği her bölgenin tarihi ile alakalı kesinlikle araştırmalar yaptığını bildik. İnsanlarla diyaloglarında içten olduğunu, suratında maske olmadığını, kızdığı zaman bunu da sarihçe gösterdiği ve asla kin yakalamadığını da... İmamoğlu’nun ismi CHP tarafından aday olarak söylendiğinde, mütedeyyin ve merkez sağ orijinli bir aileden geldiği ve soyadı İmamoğlu olduğu için seçildiğine dair mizahlar gırla giderken, “Peki, bu İmamoğlu Kürtlerden, solculardan ve Alevilerden rey alabilecek mi” diye çok öğrenmişler, hele de Eyüp Sultan’da mikrofonda “Yasin” okuyunca “hah! biz dememiş miydik?” diyerek umutsuzluk aşılamaya başladılar. Ama İstanbul’da onların “asla rey vermezler” dedikleri kesimler İmamoğlu’na harikulade bir desteklediler. Adaylığı daha söylenmeden aylar evvel bir cenaze için Üsküdar’daki Karacaahmet Dergâhı’na gittiğimizde cenaze merasiminde bulunan İstanbul’un emin başlı cemevi idareyicileri ile çay sohbeti yaptık. Meselelerini konuştuk. Esrarengizdir hepsi de İstanbul’dan en çok takviye aldıkları başkanın Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olduğunu söylemişti. Afallamıştık, “Ta Beylikdüzü’nden suyun bu yakasında sizlere mi uzanıyor” diye sorduğumuzda “Evet, uzanıyor. Hepimizde cep telefonu var, ne meselemiz olursa arıyoruz, her zaman telefonunu kendisi açıyor ve hiçbir zaman arzımız geri çevrilmiyor” dediler.

9 puan fark


İmamoğlu yarışa başladığında kendisi de bir anket yaptırmış ve AKP adayı Yıldırım’dan 9 puan geride olduğunu bilmişti. Buna karşın adaylığı kabul etti. O günlerde tanınırlık oranı yalnızca yüzde 15’ti. Yandaş medyanın kendisine ambargo koyacağını elbette öğreniyordu. Ama lafım merkez ya da ana ana akım sınan medyanın basın ismine bu kadar rezilce bir yayın yapacağını sanırım öğrenmiyordu. İmamoğlu’nu yalnızca çarşı pazar ziyaretlerinde karşısına özel olarak çıkarılmış AKP’lilerin söz sokuşturması sırasında gösteriyor, stüdyoya yasak savar türünden çıkardıklarında ise yayını yarıda keserek iktidar partisinin temsilcilerinin mitinglerine bağlanıyorlardı.
Kampanyasını da acayip ve alışılmadık bir biçimde yürüttü İmamoğlu. Çevresinde kalabalık bir partili grup yerine, üç ya da beş şahsiyet takımla tek başına cadde, esnaf, pazar gezerek götürdü tercih sürecini. Çevreden, “Yahu bu adamın takımı yok mu? Tek başına kampanya mı götürülür? Yetim oğlan gibi tek başını geziyor” denmesine de aldırmadı. Bunu özellikle öyle istedi. Gezdiği yerlerde kendisine söz çakanlarla da, sabah akşam kendisini niyet alan Cumhurbaşkanı’yla da tartışmaya girmedi. Asapları alınmış gibiydi. Ne kendisi gerildi ne de seçmeni gerdi.

İki sene kalecilik yaptı


Kıbrıs’ta talebelik günlerinde birinci ligde oynayan Türk Ocağı Limasol ekibinde iki sene süresince kalecilik yapmıştı. Galibiyetli bir kaleci olarak anıldığını dün sabah gazetemizden Mustafa Kemal Erdemoğlu’na Kıbrıs’tan gelen telefonla öğrendik. Kıbrıs’tan arayan arkadaşları Erdemol’a, “Kıbrıs sabaha kadar yatmadı. Adada yapılan tercihlerde dahi bu kadar heyecanlanmamış, desteklediğimiz partinin kazanmasına dahi bu kadar neşelenmemiştik. İmamoğlu Kıbrıs’ta tanınan bir futbolcu, galibiyetli bir kaleciydi” dediklerine şahit olduk. Bu tercih sürecinde hakemi de yanına alan AKP, haksız kazandığı penaltıları gole çevirmeye çalıştı ama beyhude. İmamoğlu, o penaltıların hepsini zaferle kurtardı. Hem de kurtarmakla kalmayıp kalesinden yaptığı uzun degajla rakip kaleye doksandan golü bıraktı.
Hele de evvelki geceki tutum ve davranışıyla. CHP seçmeni her tercih gecesi yalnız vazgeçilmekten, bilgilendirilmemekten, mağlubiyetin üzüntüsünü dahi paylaşamamaktan yana o kadar tasalıydı ki... İlk kere kendilerini saat başı bilgilendiren, güven ve cesaret telkin eden, ‘hak yemem hakkımı da yedirtmem’ diyen bir adaya sahip olmanın onurunu yaşadı. Rakip partiler ise artık pabuçun pahalı olduğunu, bir evvelki tercihte Mansur Yavaş’a yaşattıklarını İmamoğlu’na yapamayacaklarını kavradı.
haber haberler son dakika haberleri Yerel Yönetimler haberleri Yerel Yönetimler kıbrıs Ekrem İmamoğlu beylikdüzü belediye başkanı chp
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Galatasaray liderliği aldı
Galatasaray liderliği aldı
4 yıllık aşk bitti... Ayrıldılar!
4 yıllık aşk bitti... Ayrıldılar!