bahis siteleri

Kendime güçsüz olabilme, yataklara düşüp üzülebilme özgürlüğü verdim

Saadet Işıl Aksoy uzun zamandır Türkiye-Amerika hattında mekik dokuyor. Yakın zamanda üç yeni filmiyle beyazperdeye dönecek: ‘Saf’, ‘Görülmüştür’ ve ‘Iguana Tokyo’... Aksoy’la buluştuk, evliliğini, Amerika’daki hayatını, oradaki oyunculuğun kurallarını ve Türkiye’yi konuştuk.

Kendime güçsüz olabilme, yataklara düşüp üzülebilme özgürlüğü verdim
Kendime güçsüz olabilme, yataklara düşüp üzülebilme özgürlüğü verdim admin

Devamlı Los Angeles-İstanbul arasında gidip gelmek ne sezdiriyor?

- Böyle bir yaşamın hem güçlükleri hem de çok hoş yanları var. Kültürel olarak birbirinden tamamen farklı, iki ayrı seyyarede yaşıyor gibiyim.

Orada nasıl bir yaşamınız var?

- Los Angeles’ta çok deneyimli oyuncular dahi kumpaslı olarak oyuncu koçlarıyla çalışıyor. Benim de kumpaslı çalıştığım, hudutlarımı zorlayan, bir oyuncu koçum var; Sharon Chatten. Bununla beraber sınama çekimlerine katılıyor, projeler için görüşmeler yapıyorum. Londra, Berlin ve Roma’da da ayrı ayrı menajerlerim ve ajanslarım var. Zira Avrupa’dan gelen projeler de çok ehemmiyetli. Los Angeles’ta eşimle kendimize yakın sezdiğimiz dostlar edinmemiz zaman aldı ama şu an artık olağanüstü iyi uyuştuğumuz arkadaşlarımız var. Ben de konutumla ilgilenmeyi, yemekler yapıp davetli ağırlamayı beğenen biriyim.

* Bütün kariyerinizin doruğundayken neden Türkiye’yle aranıza mesafe koydunuz? Burada size yetmeyen neydi?

class='cf'>

- Bir ülkede gençler umutsuzsa bence bu en tehlikelisi. Türkiye’de gitgide daha çok gelecekten umudunu kesmiş genç görüyorum ve bu beni filhakika üzüyor.

İnsanlardaki kabulleniş çok donakaltıcı 

* İstanbul Film Şenliği Milli Yarışma’da iki filminiz yarışıyor: ‘Saf’ ve ‘Görülmüştür’. 19 Nisan’da vizyona girecek olan ‘Saf’taki ‘Remziye’ şahsiyetini anlatır mısınız?

- ‘Remziye’ yüksek katlı binalardan birinde pakliğe giden, kocasıyla Fikirtepe’de bir gecekonduda yaşayan, kapıların genelde suratına kapandığı bir dünyada, kapıları zorlamaktan çekinmeyen bir bayan.

* Ülkedeki kentsel değişime dair ne düşünüyorsunuz?

- Bu kapsamlı bir münakaşa mevzusu. Orhan Pamuk’un ‘Kafamda Bir İlginçlik’ kitabı bence kentlerin ve kentlerle beraber insanların mutasyonunu harikulade bir dille anlatıyor. Benim de filme hazırlanırken okuduğum kitaplardan...

* Çekimler Fikirtepe’de yapılmış. Oraya dair gözlemleriniz neler?

- İnsanlardaki kabulleniş çok donakaltıcı olmuştu. İşin çok baskın bir siyasi tarafı var, herkes ranttan bahsediyor. Evini terk etmek istemeyenler var  ya da bir an evvel nakit para kazanmanın hayalini kuranlar... Tam yıkıntının içinde yolun dahi olmadığı yerlerde insanlarda harikulade bir yaşama devam etme gayreti var. O lekenin, tozun içinde hâlâ balkona o çamaşırlar asılıyor, sanki her şey benzermiş gibi hâlâ çocuklar o kazılmış caddelerde oynuyor, yaşam devam ediyor. İnsanların yaşama tutunma ve yaşamı her şeye karşın bayağılaştırma gayreti bana çok etkileyici gelmişti.

* Bir değişik filminiz ‘Görülmüştür’...

- Film, İstanbul’daki bir cezaevinde mektup okuma vazifelisi olarak çalışan Zakir’in bir mahkûmun mektubundan çıkan Selma’nın resminden etkilenmesiyle ve onun hikâyesinin peşine düşmesiyle değişen yaşamını anlatıyor. Ben de burada Zakir’in saplantı haline getirdiği Selma şahsiyetini oynuyorum.

Kendime güçsüz olabilme, yataklara düşüp üzülebilme özgürlüğü verdim

Her yerde olabileceğime, her dilde görüşebileceğime, gittiğim her yerde geçmişimle, kültürümle yalnızca ben olarak kabul ve sevgi görebileceğime inanarak büyüdüm.

Yaralarımın için için kanadığını gördüm

* Anne-babanız emniyet üyeyi, iki abiniz var... Sizinki çok disiplinli geçen bir çocukluk muydu?
- Herkes öyle varsayıyor ama değildi. Babamın ‘prenses kızı’ydım. O prensesin içindeki panterin de farkındaydı ve beni ayakları üstünde duran bir bayan olarak yetiştirdi. Annem de kariyerinde harikulade zaferli, bana şahane bir rol model oldu. Ağabeylerimin de minik müdahaleleri olsa da genel olarak sevgi ve şefkat gördüm.

* Bu yıl 35’i doldurdunuz. ‘ 
Yolun yarısı’ derler. Bu yarıyılda nelerle yüzleştiniz?
- Fobilerimle. Güçlü durmaya çalışırken gerçeğinde kendime ne kadar haksızlık yaptığımı ve içimdeki yaraların üstünü kapadıkça onların için için kanadığını fark ettim. Bunu fark ettiğim andan itibaren kendime eforsuz olabilme, bunalıma girebilme, yataklara düşüp üzülebilme serbestliği verdim.

Toronto Film Şenliği’nde gösterilen, Türkiye galasını İstanbul Film Şenliği’nde yapacak olan ‘Saf’ 19 Nisan’da vizyona girecek. Ardından yeniden İstanbul Film Şenliği’nde ilk defa gösterilecek olan ‘Görülmüştür’ izleyiciyle buluşacak. Kaan Müjdeci’nin son filmi ‘Iguana Tokyo’nun çekimleriyse yeni sonlandı.

Kendime güçsüz olabilme, yataklara düşüp üzülebilme özgürlüğü verdim

 Konutum bir şahsa dönüştü

* Kariyeriniz yolunda giderken evlendiniz. Hiç kararsız etmediniz mi?
- Yaşamımda her şeyi denetleyen biriyim ancak yaşamımda huzurla akışa vazgeçtiğim ender şeylerden biridir Pamir ve onunla aldığımız konutluluk kararı. Hiç ama hiç kararsız etmedim. Şu ana kadar yaşamımı beraber geçirmek istediğimden emin olduğum tek insan o. Başka ne dileyebilirim ki?

* Konutluluk, yaşamınızda neleri değiştirdi?
- Artık konutum bir mekân olmaktan çıktı ve bir şahsa dönüştü.

* Peki Pamir Bey’in varlığı yaşamınızı nasıl etkiledi?
- Pamir yaşamıma girdiği ilk andan itibaren hep onun yanında daha iyi bir insan olduğumu hissettim. Bana bunca sene süresince aşırıdan bir şey yapmadan, ben olduğum için hoşlanılmayı hak ettiğimi sezdirdi.

 

 

 

 

Saadet Işıl Aksoy türkiye Iguana Tokyo
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Galatasaray liderliği aldı
Galatasaray liderliği aldı
4 yıllık aşk bitti... Ayrıldılar!
4 yıllık aşk bitti... Ayrıldılar!